Giriş ve Kayıt Formu  

Projelerimiz  

Aktüel

UNUTMAK IHANETTIR 01 Temmuz 2012, 22.03 Ali DEMIR Vorstand
UNUTMAK IHANETTIR
KERBELADAN BU YANA YANAR YÜREGIMIZ,IMAM HÜSEYIN DERKI ; " TÜM MAZLUM HALKLAR ICIN BENIM BASIMI DIK GÖMÜN. " ISTE BUYÜZDEN ÖLÜM BIZDEN KORKSUN.BIZ KI ÖLÜME BILE KAFA TUTAN BIR NESLIN EVLATLARIYIZ.BIZ KI ILMIK BOYNUMUZA
Devami oku 612 Hits 0 Ratings
1 EYLÜL DÜNYA BARIS GÜNÜ 01 Eylül 2011, 18.15 Ali DEMIR Vorstand
1 EYLÜL DÜNYA BARIS GÜNÜ
1 EYLÜL DÜNYA BARIS GÜNÜ von Ali Demir, Donnerstag, 1. September 2011 um 19:00 1 Eylül Dünya Barış Günü Kirlenmiş ellerin kutlama fırsatı bırakmadığı, kan ve işgallerin
Devami oku 153548 Hits 5 Ratings

Mustafa Kemal’in Manevi Kizi Sabiha Gökcen Dersim’de

PDFYazdıre-Posta
Kullanıcı Değerlendirmesi: / 8
ZayıfEn iyi 

Mustafa Kemal’in Manevi Kizi

Sabiha Gökcen  Dersim’de

21.11.2009

Amazon, Samiha Gökcen:Cumhuriyet Halk Partisi Devleti, hava gücünü Dersim`e yöneltmisti. Havadan ölüm ve yangin bombalari yagdiriliyordu. Dersim bombardimaninda pilot olarak calisanlardan biri de  Atatürk`ün ´  manevi kizi` Sabiha Gökcen’di. Sabiha Gökcen 1913 yilinda Bursa da dogdu. Makedonya göcmen?i, yoksul bir ailenin kiziydi. Ama cin gibi zeki ve sevimli… 1925’te, Atatürk’un Bursa gezisi sirasinda kalabaligin arasindan siyrilip sip diye elini öpmesiyle hayati, kaderi degisiyordu. Atatürk, 12 yasindaki bu sevimli kizin saclarini oksayip, adini, ailesin i soruyor, oda bir cirpida yoksulluklarini anlatiyor, yardim istiyordu. Atatürk, sevimli kizi sevmis, kani kaynamisti.

“ Benden ne istersin?” diye sordu. Kücük kiz,gözlerinin icine bakarak dilegini söyledi;“Okumak istiyorum.“sabiha kizin kaderi o an degisiyordu.GülsümToker (Bilgehan),ninesi,Ismet Inönü’nü esi Mevhibe Inönü’nun hayatini derledigi kitapta, Sabiha Gökcen’e de deginiyor ve onu soyle anlatiyordu:

„Sabiha gökce, Atatürk’ün manevi kizlarinda en ilginciydi. Afet

ablasiyla birlikte Mustafa Kemalin himayesi altina alindiginda henüz

ilkokul caginda bir cocuktu. Bursali, kalabalik bir ailenin 4.cü

evladiydi. Babasi ölmüs, agbeyi kurtulus savasina katilarak geride kalanlari yanliz basina birakmisti. Becerikli, güclü bir kadin olan anneleri bütün cocuklarina bakabilmek icin ugrasiyordu. Elinde ne varsa satip evini ayakta tutmaya calisiyordu. Kücük Sabiha zeki ve cok güzel bir cocuktu. Ayni zamanda duygulu ve hassasti. Yokluk yüzünden ögrenimi yarida kalmisti. En büyük meraki bir kere olsun, hayran oldugu, agabeyinin komutani Mustafa Kemalle karsilasmakti.

Dilegi yerine geldi.büyük bir tesadüfle, Bursa da bir kac gün

Gecirmekte olan gazi’nin yanina yaklasabildi. Acik sözlü, mert bir
Kizdi. Heyecanini kisa sürede yenip,Mustafa Kemal’e okuma
arzusundan, ailesinin durumundan söz acti. Kendini sevdirmisti, nasil

oldugunu anlamadan hayati degisti; Sabiha, Cankaya Kösküne tasindi.

Atatürk’ün destegi ile Üsküdar Amerikan Kiz Kolejini bitiren genc kiz artik Ankara’daydi. Özellikle spora düskündü, iyi ata biniyordu. Kisa süre sonra bir meraki daha gelisti. Türkkusu’nun kurulmasiyla birlikte
Sabiha ucak kullanmaya basladi. Tuhaftir zaten daha pilot olmadan bir yil once Ataturk’te kendisine Gökcen soyadini vermisti. Genc kiz, Afet Hanim gibi Cankaya sofralarinda zaman zaman bulunuyordu, evin en sevilen ve guvenilen sakinlerindendi. Yuksek Turk sosyetesinin bir bireyi olan Sabiha Gökcen, al bebek gül ,bebek hayati yasiyor, bir dedigi iki olmuyordu. Acik tenli kiz, Avrupali prensesler gibi giyiniyor, onlar gibi yasiyordu. Ruhu serüven  hevesleriyle fokurdayan bir genc kizdi. Heyecandan heyecana kosmalar arasinda en cok havaciligi seviyordu. Oysa havacilik, henüz kadin “ zaferleriyle bagdasik olmayan” , dahasi “cesaret” isteyen bir erkek ugrasi sayiliyordu.
Ama cok istedigi icin karsi gelinmedi . Mutlu olsun diye sivil havacilik okuluna yazdirildi. Buradan da gereken belgelerle basarisi mühürlendikten sonra, yüksek planörcülük kursu icin Sovyetler Birligine gönderildi. Tabiki basariyla döndü. Bu arada soy adi yasasi cikmisti. Herkese bir soy adi veriliyordu. Havacilik tutkusu onun soyunun adi oldu. Genc kiz artik Sabiha Gokcen’di.

Pilotluk belgesi vardi ama asil heyecanlisi olan savas pilotu olmak istiyordu. Muradi 1936 yilinda gercege dönüstürüldü.Askeri Hava Okulunu yazdirildi. Savas ucaklari ve onlarla gökyüzünde süzülmenin tadina vardiginda 23 yasindaydi. Askeri pilot diplomasi aldiktan sonra Eskisehir’de Avci ve Bombardiman ucaklariyla uctu. Ordunun Trakya ve Ege manevralarina kaildi. Fakat“manevralar“ nede olsa birer gölge oyunuydu. O ise gercegi, savasin kendisini yasayarak vatana hizmet etmek istiyordu. Sabiha Gökcen 1937 baharinda, devlet töreniyle Dersim’e yolcu edildi. Resmi tarihin yazdigina göre, ugurlama töreninde, Mustafa Atatürk basta olmak üzere, basbakan ismet Inönü, Bakanlar kurulu ve tekmil devlet büyükleri hazir bulundu. O ucakla havalanirken, Atatürk elini günese karsi siper ederek ardindan bakiyordu. Tarihe gecen ünlü” istikbal göklerdedir”  sözünü bu siradami söyledi, bilmiyorum.  Sabiha Gökcen, elazig’in “Vertetil” havaalaninda,”devletin kizi” ve” ilahesi”ne yarasir görkem icinde, törenle karsilandi. Bando-mizika esliginde ve askeri bir birlik selama durarak…  inspektör Abdullah Pasa,(Kocgiri katili Sakalli nurettin pasa’nin damadi)  kendi köskünde istirahatini sagladi. Ön hazirliklardan sonra, törenle ugurlanarak, bomba yüklü ucagiyla Dersim’e dogru göklere yükseldi.

Sabiha Gökcen’e ilgi büyüktü. Basinda, devletin kizi, dahasi tek kisilik ordu,”Amazon”larin en yenilmezi gibi taktim ediliyordu.

Savas sanati ve basarilari, gazetelerden sonu gelmiyen tefkiralar malzemesiydi. Gazetelerin her biri, ayri parlak basliklarla genc kadini “Amazon”lastiriyor, övüp kutsuyor ve vatana hizmet tertibinden kazandigi zaferleri müjdeliyordu.

Aksam gazetesi, 18 haziran 1937 tarihinde, “Sabiha Gökcen’in kahramanligi” basligiyla, düsman karsisinda kazandigi zaferleri,”Sabiha Gökcen basarili bombaliyor. Harekat basarili.

Asiler kusatildi” basliklariyla sloganlastiriyordu.  Ama gazete, Sabiha Gökcen’in bombalarina hedef olan kadin cocuk ve ihtiyarlardan hic söz etmiyordu. Gazeteleri gören bir yabanci,”Amazon’un silahsiz, savunmasiz köylerle degil, ayni gücteki bir düsman ordusuyla savastigini sanabilirdi. Sabiha Gökcen icin düzülecek güzelleme ve övgü sloanlari, tek kalem, tek merkez tarafindan yazilip basina dagitilmis izlemini yaratacak biciminden tek tipliydi.

Cumhuriyet gazetesi 18 Haziran 1937’de sunlari yaziyordu:

Türk Amazonu sabiha Gökcen, Tunceli’de basarili atislar yapmaktadir. Yaklasik 25 bin askerle baslatilan Dersim harekati,kanli bogusmalara meydan verilmeden tamamlanacak.”

Cumhuriyet gazetesi 20 Haziran1937’de, Sabiha Gökcen’in evsanevi  kahramanliklarini duyurmaya devam ediyordu:

“ Sabiha Gökcen Tunceli’de akinlarina basariyla devam etmektedir.

Dersim”tenkili”,bütün olaylar yok olmus, geri plana itilmis,Sabiha Gökcen “savas tanricasi”misali öne cikmisti. Kamuoyu onunla yatiyor onunla kalkiyordu. Bölgeye giden Atatürk de görev basinda taktir ve tebrik ediyordu.

Sabiha Gökcen, daha tarih olusurkentarihe gecmisti. Genelkurmay Baskanliginca yayinlanan kitapta, basarilari “50 kilolukbombalarla düsmana nefes aldirmiyordu”biciminde geciriliyordu tarihe.

Devletin resmi yayin organi “Ayin tarihi” adindaki tutanak dergisi,1938 tarihli bir sayisinda, “tek kisilikordu” Amazon sabiha hakkinda sunlari yaziyordu. “1937’de Anadolu’dazuhur eden Kürt isyanlarinda, askeri bir tayare ile fiilen harekate katilan  Sabiha Gökcen, burada büyük kahramanliklar göstermis ve en büyük madalyanin sahibi olmustur .“Sabiha Gökcen’in gögsüne madalya takilmasi nedeniyle düzenlenen devlet töreninde, mustafa kemal Atatürk de hazir bulunuyordu.

Sabiha Gökcen, yillar sonra, 1992’de devlet televiziyonundaki bir programda hayati, sanati ve eserleri hakindaki sorulari yanitlarken, Dersim’de kac köyü yerle bir ettigi, kac kisiyi öldürdügü yolundaki soruyu yanitsiz birakiyor, “Memleket ve millet icin calistik” diyerek tevazu gösteriyordu.

Nokta dergisi. 28 haziran 1987 tarihi sayisinda onunla yapilmis söylesiyi yayinladi. Gökcen, sorulari yanitlarken, köylerin üstüne 50 kiloluk bombalar attigini inkar etmiyordu. Ama coluk cocugu,silahsiz savunmasiz kadin, ihtiyar ile köylerin bombalanmasini da “insanlik disi” sayiyordu. Dergide yayinlanan söylesi söyledi:

Nokta:Harekat görevi size nasil verildi.?

Gökcen:O zaman orduda, calisiyordum. Bulundugum bölügü bu isle görevlendirmislerdi. Gittik. Havalanmadan önce ne yapacagimizi biliyorduk. Hedef dogrudan dogruya Dersim idi.

Nokta:Bombalar nasildi, tahrip gücü neydi?

Gökcen:Büyük tahrip gücü yoktu 50 kiloluk bombanin ne seyi olur.

Nokta: Harekat sirasinda halktan ölenler oldumu?

Gökcen:Yoktu. Kesif yapiliyordu, ordunun da istihbarati vardi. Biliniyordu bu kötü kisilerin nerde oldugu. Coluk  cocuk olan yerleri dogrudan tahrip etmek insanlik disi olurdu. Böyle bir sey olmamistir.

Nokta :Dersim tunceli harekatina neden gerek duyulmustu?

Gökcen :Ufak bir azinligin ayaklanmasi neticesinde bu harekata gerek duyulmustur ve kisa zamanda önlendi. Pek mühümsememek lazim aslind bunu. Evvela yerinde bir takim hareketler yapildi. Sonra havadan..

Nokta: Bu olaylar Atatürk’ün bakis acisi ne idi?

Gökcen: Ufak bir ayaklanmayi bastirmak. Nihayet oradaki insanlar da bizim insanlarimizdi. Ama her zaman bu gibi haller ola biliyor her

yerde.

Nokta :Atatürk harekat bölgesine ne zaman geldi ?

Gökcen: `37 sonlarina dogru,  Pertek’te bir köprü yapilmisti, onun acilisi dolaysiyla gelmisti. Yani bu mevzular görüsülmüyordu. Arazide geziler yapiyorduk zaten Atatürk ile. Ben gösteriyordum yerleri, surasi sudur, burasi budur diye.

Nokta: Harekat sonrasinda insanlarin batiya gönderilmesini nasil degerlendiriyorsunuz?

Gökcen: Yasadiklari yerler iptidai idi, konut denecek halleri yoktu.

Onlari daha iyi bir yasama kavusturmak icin baska yerlere yerlestirdiler. Atatürk’ün gayesi buydu. Daha insanca yasamalarini istiyordu Atatürk.

Gazeteci oktay verel, Sabiha Gökcen ‘in hayatini.”Atatürk’le Bir ömür” adi altinda kitaplastirdi. Sabiha Gökcen kitapta, “üc bes capulcunun baslattigi ayaklanmayi bastirmak üzere Dersim harekatina gönüllü olarak katildigini”anlatiyordu.

Ancak görevin tehlikeli oldugunu  Atatürk de anlamisti. Ucaginin düsürülme olasiligini düsünen Atatürk’ün, gerektiginde kendisini korumasi ve  “eskiyanin “ eline sag düsmektense hayatina son vermesi icin özel tabancasini verdigini anlatiyor. Bu arada, Mustafa  Kemal Atatürk mecliste  yaptigi konusmada sunlari söyliyordu:”Islerimizin en önemlisi Dersim meselesidir. Bu yarayi bu korkunc cibani temizleyip ve  kökünden kesmek isi her ne pahasina olursa olsun yapilmali ve hususta en acil kararlarin alinmasi icin ,hükümete  tam ve genis yetkiler verilmelidir.

Bu gercekleri inkar eden sözde alevi ve bazi Dersimli  ve Kocgirililer,sanirim ikna olmuslardir?. CHP Genel Baskan yardimcisi Öymen’in, Dersim le ilgili aciklamalarini, CHP yi ve onun Kurucularinin Alevi’leri nasil kandirip, önce katl edip, sonra asimile, sürgün, inkara dayali politikalarin devam edecegi ve yapacaklarinin belgesidir.Öymen’in bu aciklamalari, bir gaf ?olarak algilamak yeterlimidir bilemiyorum, fakat, yillardir, arastirmacilar yüzlerce kitap yazarak, kaynak göstererek, Dersim ve Kocgiri katliyami, Atatürk’ün ve Inönü’nün bilgisi ve planlari dahilinde yapilmistir, yüzlerce kaynak, önemlisi dönemin meclis tutanaklari, bölge Vali leri, örnek vermek gerekirse,Genel Kurmay Baskani marasal Fevzi Cakmak,raporunda, Dersim deki Kürt tehlikesine isaret ediyor Kürt lerin bölgede hizla cogalip Erzincana yayildiklari,Erzincan’in bu gidisle bir Kürt sehri olacagini gerekenin bir an önce yapilmasini istiyor (rapor), Cagliyangil, Muhsin Batur,Ismet Pasa nin tedip ve tenkil raporu, Diyabakir valisi, Kürt uzmani Cemal bardakci’dan da ayrica rapor istiyor, Cemal bardakci gönderdigi raporda,”Dersim’deki Kürt varligini tehlikesini kabul etmekle birlikte, “isyan” olasiliginin bulunmadigini söyüyordu.

Inönü, Van, Bitlis, Diyarbakir,Mardin,Urfa,Elazig,Dersim,eyaptigi uzun gezide sonram “Dersim fermani”niteligindeki raporunu kaleme alip, Cumhurbaskani Mustafa Kemal Atatürk’e veriyordu.

Pasa,21 Agustos 1935 tarihini tasiyan 55 sayfalik raporunda, tüm sehir ve bölgeleri Kürtlük acisindan ele aliyor, top yekün Kürt lesmeyi önlemek icin, verimli ovalara Türk göcmenlerini yerlestirilmesi gerektigini yöre adlari vererek ayrintilandiriyordu. Pasa’nin önerileri daha sonra hayata gecirilecek ve Kürt’ler arasina Bulgaristan, Yunanistan ile Kafkas göcmenleri yerlestirilecekti:

“…Van,Mus ve Erzincan ovalari, Kürt yayilmasina aciktir. Van ve Erzincan’da acele olarak,Mus ovasina yavas yavas, bir de Elazig ovasinda kuvvetli Türk kitleleri meydana getirmek zorundayiz. Erzincan köyleri ve meralar, Dersim capulcu kollarinin iceri yayilmasi icin menzil ve yataklik rolü yapmaktadir.

Dersim plan ve projelerini hazirlayan, uygulamaya koyan ismet pasa, daha sonra  Tuncelililerin “tapindigi adam” haline geldi. Tuncelililer, her vesileyle sevgilerini saygi ve bagliliklarini sunuyor, Ismet pasa her yerde secimleri kayip ederken, Dersimliler bir istisna olarak kendi bölgelerinde halen ona kazandirmaya calismalari normal insanlarin anlaya bilecegi bir sey degildir.

Can Yücel. 20 Eylül 1992 tarihinde Gercek dergisinde yayinlanan yazisinda,

“ayipli rejim’i kiniyor ve “Suclu ayaga kak” kabilinden söyle diyordu:

“Zamanin astigi astik, kestigi kestik Basbakanin bu raporunda öne sürdügü öneriler harfiyen uygulaniyor elbette,(…) TC, Lozanda cizilen esaslar icinde  Anadolu’yu Türklestirmek kararindadir .  (…)  Hukuki ve idolojik planda kaba, kalin cizgilerle cizilmistir.  Türkiye  sinirlari icinde herkes Türk Yurttasidir ve Lozan’da  azinlik olarak taninan  Ermeniler, Rumlar,Yahudiler disinda cümle alem Türk’tür.Isterse olmasin. Azilisi tenkil olacak, mülayimi asimile edilecek yani benzeleticektir. Kilicdaroglu gibi sözde Tuncelililer, CHP ye bagliliklarini, amma dedelerine ihanetlerini, sürdürmeye devam etsinlerki……

Not: Son olarak, Öymen’e  tesekür etsemmi etmesemmi diye düsünüyorum, Öymen kadar CHP yi ve seflerini anlatamadik, ne dersiniz.

Sayin Enver Campinar yazar katilim tarihi Cumartesi, 11 Nisan 2009.

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile

© 2014 - Avrupa Koçgirililer Birliği e.V
   
| Cuma, 28. Kasım 2014 || Designed by: AKB |